fısıldaşmak

Turkish

Etymology

By surface analysis, fısılda- +‎ .

Pronunciation

  • IPA(key): /fɯ.sɯɫ.daʃˈmak/
  • Hyphenation: fı‧sıl‧daş‧mak

Verb

fısıldaşmak (third-person singular simple present fısıldaşır)

  1. reciprocal of fısıldamak: to whisper to one another
  2. (reciprocal) to gossip silently with one another

Conjugation

Conjugation of fısıldaşmak
positive conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple fısıldaşırım fısıldaşırsın fısıldaşır fısıldaşırız fısıldaşırsınız fısıldaşırlar
past fısıldaşırmışım fısıldaşırmışsın fısıldaşırmış fısıldaşırmışız fısıldaşırmışsınız fısıldaşırlarmış
inferential fısıldaşırdım fısıldaşırdın fısıldaşırdı fısıldaşırdık fısıldaşırdınız fısıldaşırlardı
conditional fısıldaşırsam fısıldaşırsan fısıldaşırsa fısıldaşırsak fısıldaşırsanız fısıldaşırlarsa
continuous continuous simple fısıldaşıyorum fısıldaşıyorsun fısıldaşıyor fısıldaşıyoruz fısıldaşıyorsunuz fısıldaşıyorlar
past fısıldaşıyormuşum fısıldaşıyormuşsun fısıldaşıyormuş fısıldaşıyormuşuz fısıldaşıyormuşsunuz fısıldaşıyorlarmış
inferential fısıldaşıyordum fısıldaşıyordun fısıldaşıyordu fısıldaşıyorduk fısıldaşıyordunuz fısıldaşıyorlardı
conditional fısıldaşıyorsam fısıldaşıyorsan fısıldaşıyorsa fısıldaşıyorsak fısıldaşıyorsanız fısıldaşıyorlarsa
inferential inferential simple fısıldaşmışım fısıldaşmışsın fısıldaşmış fısıldaşmışız fısıldaşmışsınız fısıldaşmışlar
past fısıldaşmışmışım fısıldaşmışmışsın fısıldaşmışmış fısıldaşmışmışız fısıldaşmışmışsınız fısıldaşmışlarmış
inferential fısıldaşmıştım fısıldaşmıştın fısıldaşmıştı fısıldaşmıştık fısıldaşmıştınız fısıldaşmışlardı
conditional fısıldaşmışsam fısıldaşmışsan fısıldaşmışsa fısıldaşmışsak fısıldaşmışsanız fısıldaşmışlarsa
future future simple fısıldaşacağım fısıldaşacaksın fısıldaşacak fısıldaşacağız fısıldaşacaksınız fısıldaşacaklar
past fısıldaşacakmışım fısıldaşacakmışsın fısıldaşacakmış fısıldaşacakmışız fısıldaşacakmışsınız fısıldaşacaklarmış
inferential fısıldaşacaktım fısıldaşacaktın fısıldaşacaktı fısıldaşacaktık fısıldaşacaktınız fısıldaşacaklardı
conditional fısıldaşacaksam fısıldaşacaksan fısıldaşacaksa fısıldaşacaksak fısıldaşacaksanız fısıldaşacaklarsa
progressive progressive simple fısıldaşmaktayım fısıldaşmaktasın fısıldaşmakta fısıldaşmaktayız fısıldaşmaktasınız fısıldaşmaktalar
past fısıldaşmaktaymışım fısıldaşmaktaymışsın fısıldaşmaktaymış fısıldaşmaktaymışız fısıldaşmaktaymışsınız fısıldaşmaktalarmış
inferential fısıldaşmaktaydım fısıldaşmaktaydın fısıldaşmaktaydı fısıldaşmaktaydık fısıldaşmaktaydınız fısıldaşmaktalardı
conditional fısıldaşmaktaysam fısıldaşmaktaysan fısıldaşmaktaysa fısıldaşmaktaysak fısıldaşmaktaysanız fısıldaşmaktalarsa
necessitative necessitative simple fısıldaşmalıyım fısıldaşmalısın fısıldaşmalı fısıldaşmalıyız fısıldaşmalısınız fısıldaşmalılar
past fısıldaşmalıymışım fısıldaşmalıymışsın fısıldaşmalıymış fısıldaşmalıymışız fısıldaşmalıymışsınız fısıldaşmalılarmış
inferential fısıldaşmalıydım fısıldaşmalıydın fısıldaşmalıydı fısıldaşmalıydık fısıldaşmalıydınız fısıldaşmalılardı
conditional fısıldaşmalıysam fısıldaşmalıysan fısıldaşmalıysa fısıldaşmalıysak fısıldaşmalıysanız fısıldaşmalılarsa
past past simple fısıldaştım fısıldaştın fısıldaştı fısıldaştık fısıldaştınız fısıldaştılar
conditional fısıldaştıysam fısıldaştıysan fısıldaştıysa fısıldaştıysak fısıldaştıysanız fısıldaştılarsa
conditional conditional simple fısıldaşsam fısıldaşsan fısıldaşsa fısıldaşsak fısıldaşsanız fısıldaşsalar
past fısıldaşsaymışım fısıldaşsaymışsın fısıldaşsaymış fısıldaşsaymışız fısıldaşsaymışsınız fısıldaşsalarmış
inferential fısıldaşsaydım fısıldaşsaydın fısıldaşsaydı fısıldaşsaydık fısıldaşsaydınız fısıldaşsalardı
optative fısıldaşayım fısıldaşasın fısıldaşa fısıldaşalım fısıldaşasınız fısıldaşalar
imperative imperative regular fısıldaş fısıldaşsın fısıldaşın fısıldaşsınlar
formal fısıldaşınız fısıldaşınız
informal fısıldaşsana fısıldaşsanıza
infinitive fısıldaşmak
verbal noun fısıldaşma
impersonal participle imperfective fısıldaşan
perfective fısıldaşmış
prospective fısıldaşacak
personal participle non-prospective fısıldaştığım fısıldaştığın fısıldaştığı fısıldaştığımız fısıldaştığınız fısıldaştıkları
prospective fısıldaşacağım fısıldaşacağın fısıldaşacağı fısıldaşacağımız fısıldaşacağınız fısıldaşacakları
temporal adverb temporal adverb simple fısıldaşırken1
specific fısıldaşınca
"and" fısıldaşıp
"since" fısıldaşalı
"until" fısıldaşasıya
"as long as" fısıldaştıkça
modal adverb modal adverb simple fısıldaşarak
reduplicated fısıldaşa fısıldaşa
"as if" fısıldaşırcasına1
negative conjugation
negative conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple fısıldaşmam fısıldaşmazsın fısıldaşmaz fısıldaşmayız fısıldaşmazsınız fısıldaşmazlar
past fısıldaşmazmışım fısıldaşmazmışsın fısıldaşmazmış fısıldaşmazmışız fısıldaşmazmışsınız fısıldaşmazlarmış
inferential fısıldaşmazdım fısıldaşmazdın fısıldaşmazdı fısıldaşmazdık fısıldaşmazdınız fısıldaşmazlardı
conditional fısıldaşmazsam fısıldaşmazsan fısıldaşmazsa fısıldaşmazsak fısıldaşmazsanız fısıldaşmazlarsa
continuous continuous simple fısıldaşmıyorum fısıldaşmıyorsun fısıldaşmıyor fısıldaşmıyoruz fısıldaşmıyorsunuz fısıldaşmıyorlar
past fısıldaşmıyormuşum fısıldaşmıyormuşsun fısıldaşmıyormuş fısıldaşmıyormuşuz fısıldaşmıyormuşsunuz fısıldaşmıyorlarmış
inferential fısıldaşmıyordum fısıldaşmıyordun fısıldaşmıyordu fısıldaşmıyorduk fısıldaşmıyordunuz fısıldaşmıyorlardı
conditional fısıldaşmıyorsam fısıldaşmıyorsan fısıldaşmıyorsa fısıldaşmıyorsak fısıldaşmıyorsanız fısıldaşmıyorlarsa
inferential inferential simple fısıldaşmamışım fısıldaşmamışsın fısıldaşmamış fısıldaşmamışız fısıldaşmamışsınız fısıldaşmamışlar
past fısıldaşmamışmışım fısıldaşmamışmışsın fısıldaşmamışmış fısıldaşmamışmışız fısıldaşmamışmışsınız fısıldaşmamışlarmış
inferential fısıldaşmamıştım fısıldaşmamıştın fısıldaşmamıştı fısıldaşmamıştık fısıldaşmamıştınız fısıldaşmamışlardı
conditional fısıldaşmamışsam fısıldaşmamışsan fısıldaşmamışsa fısıldaşmamışsak fısıldaşmamışsanız fısıldaşmamışlarsa
future future simple fısıldaşmayacağım fısıldaşmayacaksın fısıldaşmayacak fısıldaşmayacağız fısıldaşmayacaksınız fısıldaşmayacaklar
past fısıldaşmayacakmışım fısıldaşmayacakmışsın fısıldaşmayacakmış fısıldaşmayacakmışız fısıldaşmayacakmışsınız fısıldaşmayacaklarmış
inferential fısıldaşmayacaktım fısıldaşmayacaktın fısıldaşmayacaktı fısıldaşmayacaktık fısıldaşmayacaktınız fısıldaşmayacaklardı
conditional fısıldaşmayacaksam fısıldaşmayacaksan fısıldaşmayacaksa fısıldaşmayacaksak fısıldaşmayacaksanız fısıldaşmayacaklarsa
progressive progressive simple fısıldaşmamaktayım fısıldaşmamaktasın fısıldaşmamakta fısıldaşmamaktayız fısıldaşmamaktasınız fısıldaşmamaktalar
past fısıldaşmamaktaymışım fısıldaşmamaktaymışsın fısıldaşmamaktaymış fısıldaşmamaktaymışız fısıldaşmamaktaymışsınız fısıldaşmamaktalarmış
inferential fısıldaşmamaktaydım fısıldaşmamaktaydın fısıldaşmamaktaydı fısıldaşmamaktaydık fısıldaşmamaktaydınız fısıldaşmamaktalardı
conditional fısıldaşmamaktaysam fısıldaşmamaktaysan fısıldaşmamaktaysa fısıldaşmamaktaysak fısıldaşmamaktaysanız fısıldaşmamaktalarsa
necessitative necessitative simple fısıldaşmamalıyım fısıldaşmamalısın fısıldaşmamalı fısıldaşmamalıyız fısıldaşmamalısınız fısıldaşmamalılar
past fısıldaşmamalıymışım fısıldaşmamalıymışsın fısıldaşmamalıymış fısıldaşmamalıymışız fısıldaşmamalıymışsınız fısıldaşmamalılarmış
inferential fısıldaşmamalıydım fısıldaşmamalıydın fısıldaşmamalıydı fısıldaşmamalıydık fısıldaşmamalıydınız fısıldaşmamalılardı
conditional fısıldaşmamalıysam fısıldaşmamalıysan fısıldaşmamalıysa fısıldaşmamalıysak fısıldaşmamalıysanız fısıldaşmamalılarsa
past past simple fısıldaşmadım fısıldaşmadın fısıldaşmadı fısıldaşmadık fısıldaşmadınız fısıldaşmadılar
conditional fısıldaşmadıysam fısıldaşmadıysan fısıldaşmadıysa fısıldaşmadıysak fısıldaşmadıysanız fısıldaşmadılarsa
conditional conditional simple fısıldaşmasam fısıldaşmasan fısıldaşmasa fısıldaşmasak fısıldaşmasanız fısıldaşmasalar
past fısıldaşmasaymışım fısıldaşmasaymışsın fısıldaşmasaymış fısıldaşmasaymışız fısıldaşmasaymışsınız fısıldaşmasalarmış
inferential fısıldaşmasaydım fısıldaşmasaydın fısıldaşmasaydı fısıldaşmasaydık fısıldaşmasaydınız fısıldaşmasalardı
optative fısıldaşmayayım fısıldaşmayasın fısıldaşmaya fısıldaşmayalım fısıldaşmayasınız fısıldaşmayalar
imperative imperative regular fısıldaşma fısıldaşmasın fısıldaşmayın fısıldaşmasınlar
formal fısıldaşmayınız fısıldaşmayınız
informal fısıldaşmasana fısıldaşmasanıza
infinitive fısıldaşmamak
verbal noun fısıldaşmama
impersonal participle imperfective fısıldaşmayan
perfective fısıldaşmamış
prospective fısıldaşmayacak
personal participle non-prospective fısıldaşmadığım fısıldaşmadığın fısıldaşmadığı fısıldaşmadığımız fısıldaşmadığınız fısıldaşmadıkları
prospective fısıldaşmayacağım fısıldaşmayacağın fısıldaşmayacağı fısıldaşmayacağımız fısıldaşmayacağınız fısıldaşmayacakları
temporal adverb temporal adverb simple fısıldaşmazken1
specific fısıldaşmayınca
"and" fısıldaşmayıp
"since" fısıldaşmayalı
"until" fısıldaşmayasıya
"as long as" fısıldaşmadıkça
modal adverb modal adverb simple fısıldaşmayarak
reduplicated fısıldaşmaya fısıldaşmaya
"as if" fısıldaşmazcasına1
potential conjugation
potential conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple fısıldaşabilirim fısıldaşabilirsin fısıldaşabilir fısıldaşabiliriz fısıldaşabilirsiniz fısıldaşabilirler
past fısıldaşabilirmişim fısıldaşabilirmişsin fısıldaşabilirmiş fısıldaşabilirmişiz fısıldaşabilirmişsiniz fısıldaşabilirlermiş
inferential fısıldaşabilirdim fısıldaşabilirdin fısıldaşabilirdi fısıldaşabilirdik fısıldaşabilirdiniz fısıldaşabilirlerdi
conditional fısıldaşabilirsem fısıldaşabilirsen fısıldaşabilirse fısıldaşabilirsek fısıldaşabilirseniz fısıldaşabilirlerse
continuous continuous simple fısıldaşabiliyorum fısıldaşabiliyorsun fısıldaşabiliyor fısıldaşabiliyoruz fısıldaşabiliyorsunuz fısıldaşabiliyorlar
past fısıldaşabiliyormuşum fısıldaşabiliyormuşsun fısıldaşabiliyormuş fısıldaşabiliyormuşuz fısıldaşabiliyormuşsunuz fısıldaşabiliyorlarmış
inferential fısıldaşabiliyordum fısıldaşabiliyordun fısıldaşabiliyordu fısıldaşabiliyorduk fısıldaşabiliyordunuz fısıldaşabiliyorlardı
conditional fısıldaşabiliyorsam fısıldaşabiliyorsan fısıldaşabiliyorsa fısıldaşabiliyorsak fısıldaşabiliyorsanız fısıldaşabiliyorlarsa
inferential inferential simple fısıldaşabilmişim fısıldaşabilmişsin fısıldaşabilmiş fısıldaşabilmişiz fısıldaşabilmişsiniz fısıldaşabilmişler
past fısıldaşabilmişmişim fısıldaşabilmişmişsin fısıldaşabilmişmiş fısıldaşabilmişmişiz fısıldaşabilmişmişsiniz fısıldaşabilmişlermiş
inferential fısıldaşabilmiştim fısıldaşabilmiştin fısıldaşabilmişti fısıldaşabilmiştik fısıldaşabilmiştiniz fısıldaşabilmişlerdi
conditional fısıldaşabilmişsem fısıldaşabilmişsen fısıldaşabilmişse fısıldaşabilmişsek fısıldaşabilmişseniz fısıldaşabilmişlerse
future future simple fısıldaşabileceğim fısıldaşabileceksin fısıldaşabilecek fısıldaşabileceğiz fısıldaşabileceksiniz fısıldaşabilecekler
past fısıldaşabilecekmişim fısıldaşabilecekmişsin fısıldaşabilecekmiş fısıldaşabilecekmişiz fısıldaşabilecekmişsiniz fısıldaşabileceklermiş
inferential fısıldaşabilecektim fısıldaşabilecektin fısıldaşabilecekti fısıldaşabilecektik fısıldaşabilecektiniz fısıldaşabileceklerdi
conditional fısıldaşabileceksem fısıldaşabileceksen fısıldaşabilecekse fısıldaşabileceksek fısıldaşabilecekseniz fısıldaşabileceklerse
progressive progressive simple fısıldaşabilmekteyim fısıldaşabilmektesin fısıldaşabilmekte fısıldaşabilmekteyiz fısıldaşabilmektesiniz fısıldaşabilmekteler
past fısıldaşabilmekteymişim fısıldaşabilmekteymişsin fısıldaşabilmekteymiş fısıldaşabilmekteymişiz fısıldaşabilmekteymişsiniz fısıldaşabilmektelermiş
inferential fısıldaşabilmekteydim fısıldaşabilmekteydin fısıldaşabilmekteydi fısıldaşabilmekteydik fısıldaşabilmekteydiniz fısıldaşabilmektelerdi
conditional fısıldaşabilmekteysem fısıldaşabilmekteysen fısıldaşabilmekteyse fısıldaşabilmekteysek fısıldaşabilmekteyseniz fısıldaşabilmektelerse
necessitative necessitative simple fısıldaşabilmeliyim fısıldaşabilmelisin fısıldaşabilmeli fısıldaşabilmeliyiz fısıldaşabilmelisiniz fısıldaşabilmeliler
past fısıldaşabilmeliymişim fısıldaşabilmeliymişsin fısıldaşabilmeliymiş fısıldaşabilmeliymişiz fısıldaşabilmeliymişsiniz fısıldaşabilmelilermiş
inferential fısıldaşabilmeliydim fısıldaşabilmeliydin fısıldaşabilmeliydi fısıldaşabilmeliydik fısıldaşabilmeliydiniz fısıldaşabilmelilerdi
conditional fısıldaşabilmeliysem fısıldaşabilmeliysen fısıldaşabilmeliyse fısıldaşabilmeliysek fısıldaşabilmeliyseniz fısıldaşabilmelilerse
past past simple fısıldaşabildim fısıldaşabildin fısıldaşabildi fısıldaşabildik fısıldaşabildiniz fısıldaşabildiler
conditional fısıldaşabildiysem fısıldaşabildiysen fısıldaşabildiyse fısıldaşabildiysek fısıldaşabildiyseniz fısıldaşabildilerse
conditional conditional simple fısıldaşabilsem fısıldaşabilsen fısıldaşabilse fısıldaşabilsek fısıldaşabilseniz fısıldaşabilseler
past fısıldaşabilseymişim fısıldaşabilseymişsin fısıldaşabilseymiş fısıldaşabilseymişiz fısıldaşabilseymişsiniz fısıldaşabilselermiş
inferential fısıldaşabilseydim fısıldaşabilseydin fısıldaşabilseydi fısıldaşabilseydik fısıldaşabilseydiniz fısıldaşabilselerdi
optative fısıldaşabileyim fısıldaşabilesin fısıldaşabile fısıldaşabilelim fısıldaşabilesiniz fısıldaşabileler
imperative imperative regular fısıldaşabil fısıldaşabilsin fısıldaşabilin fısıldaşabilsinler
formal fısıldaşabiliniz fısıldaşabiliniz
informal fısıldaşabilsene fısıldaşabilsenize
infinitive fısıldaşabilmek
verbal noun fısıldaşabilme
impersonal participle imperfective fısıldaşabilen
perfective fısıldaşabilmiş
prospective fısıldaşabilecek
personal participle non-prospective fısıldaşabildiğim fısıldaşabildiğin fısıldaşabildiği fısıldaşabildiğimiz fısıldaşabildiğiniz fısıldaşabildikleri
prospective fısıldaşabileceğim fısıldaşabileceğin fısıldaşabileceği fısıldaşabileceğimiz fısıldaşabileceğiniz fısıldaşabilecekleri
temporal adverb temporal adverb simple fısıldaşabilirken1
specific fısıldaşabilince
"and" fısıldaşabilip
"since" fısıldaşabileli
"until" fısıldaşabilesiye
"as long as" fısıldaşabildikçe
modal adverb modal adverb simple fısıldaşabilerek
reduplicated fısıldaşabile fısıldaşabile
"as if" fısıldaşabilircesine1
impotential conjugation
impotential conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple fısıldaşamam fısıldaşamazsın fısıldaşamaz fısıldaşamayız fısıldaşamazsınız fısıldaşamazlar
past fısıldaşamazmışım fısıldaşamazmışsın fısıldaşamazmış fısıldaşamazmışız fısıldaşamazmışsınız fısıldaşamazlarmış
inferential fısıldaşamazdım fısıldaşamazdın fısıldaşamazdı fısıldaşamazdık fısıldaşamazdınız fısıldaşamazlardı
conditional fısıldaşamazsam fısıldaşamazsan fısıldaşamazsa fısıldaşamazsak fısıldaşamazsanız fısıldaşamazlarsa
continuous continuous simple fısıldaşamıyorum fısıldaşamıyorsun fısıldaşamıyor fısıldaşamıyoruz fısıldaşamıyorsunuz fısıldaşamıyorlar
past fısıldaşamıyormuşum fısıldaşamıyormuşsun fısıldaşamıyormuş fısıldaşamıyormuşuz fısıldaşamıyormuşsunuz fısıldaşamıyorlarmış
inferential fısıldaşamıyordum fısıldaşamıyordun fısıldaşamıyordu fısıldaşamıyorduk fısıldaşamıyordunuz fısıldaşamıyorlardı
conditional fısıldaşamıyorsam fısıldaşamıyorsan fısıldaşamıyorsa fısıldaşamıyorsak fısıldaşamıyorsanız fısıldaşamıyorlarsa
inferential inferential simple fısıldaşamamışım fısıldaşamamışsın fısıldaşamamış fısıldaşamamışız fısıldaşamamışsınız fısıldaşamamışlar
past fısıldaşamamışmışım fısıldaşamamışmışsın fısıldaşamamışmış fısıldaşamamışmışız fısıldaşamamışmışsınız fısıldaşamamışlarmış
inferential fısıldaşamamıştım fısıldaşamamıştın fısıldaşamamıştı fısıldaşamamıştık fısıldaşamamıştınız fısıldaşamamışlardı
conditional fısıldaşamamışsam fısıldaşamamışsan fısıldaşamamışsa fısıldaşamamışsak fısıldaşamamışsanız fısıldaşamamışlarsa
future future simple fısıldaşamayacağım fısıldaşamayacaksın fısıldaşamayacak fısıldaşamayacağız fısıldaşamayacaksınız fısıldaşamayacaklar
past fısıldaşamayacakmışım fısıldaşamayacakmışsın fısıldaşamayacakmış fısıldaşamayacakmışız fısıldaşamayacakmışsınız fısıldaşamayacaklarmış
inferential fısıldaşamayacaktım fısıldaşamayacaktın fısıldaşamayacaktı fısıldaşamayacaktık fısıldaşamayacaktınız fısıldaşamayacaklardı
conditional fısıldaşamayacaksam fısıldaşamayacaksan fısıldaşamayacaksa fısıldaşamayacaksak fısıldaşamayacaksanız fısıldaşamayacaklarsa
progressive progressive simple fısıldaşamamaktayım fısıldaşamamaktasın fısıldaşamamakta fısıldaşamamaktayız fısıldaşamamaktasınız fısıldaşamamaktalar
past fısıldaşamamaktaymışım fısıldaşamamaktaymışsın fısıldaşamamaktaymış fısıldaşamamaktaymışız fısıldaşamamaktaymışsınız fısıldaşamamaktalarmış
inferential fısıldaşamamaktaydım fısıldaşamamaktaydın fısıldaşamamaktaydı fısıldaşamamaktaydık fısıldaşamamaktaydınız fısıldaşamamaktalardı
conditional fısıldaşamamaktaysam fısıldaşamamaktaysan fısıldaşamamaktaysa fısıldaşamamaktaysak fısıldaşamamaktaysanız fısıldaşamamaktalarsa
necessitative necessitative simple fısıldaşamamalıyım fısıldaşamamalısın fısıldaşamamalı fısıldaşamamalıyız fısıldaşamamalısınız fısıldaşamamalılar
past fısıldaşamamalıymışım fısıldaşamamalıymışsın fısıldaşamamalıymış fısıldaşamamalıymışız fısıldaşamamalıymışsınız fısıldaşamamalılarmış
inferential fısıldaşamamalıydım fısıldaşamamalıydın fısıldaşamamalıydı fısıldaşamamalıydık fısıldaşamamalıydınız fısıldaşamamalılardı
conditional fısıldaşamamalıysam fısıldaşamamalıysan fısıldaşamamalıysa fısıldaşamamalıysak fısıldaşamamalıysanız fısıldaşamamalılarsa
past past simple fısıldaşamadım fısıldaşamadın fısıldaşamadı fısıldaşamadık fısıldaşamadınız fısıldaşamadılar
conditional fısıldaşamadıysam fısıldaşamadıysan fısıldaşamadıysa fısıldaşamadıysak fısıldaşamadıysanız fısıldaşamadılarsa
conditional conditional simple fısıldaşamasam fısıldaşamasan fısıldaşamasa fısıldaşamasak fısıldaşamasanız fısıldaşamasalar
past fısıldaşamasaymışım fısıldaşamasaymışsın fısıldaşamasaymış fısıldaşamasaymışız fısıldaşamasaymışsınız fısıldaşamasalarmış
inferential fısıldaşamasaydım fısıldaşamasaydın fısıldaşamasaydı fısıldaşamasaydık fısıldaşamasaydınız fısıldaşamasalardı
optative fısıldaşamayayım fısıldaşamayasın fısıldaşamaya fısıldaşamayalım fısıldaşamayasınız fısıldaşamayalar
imperative imperative regular fısıldaşama fısıldaşamasın fısıldaşamayın fısıldaşamasınlar
formal fısıldaşamayınız fısıldaşamayınız
informal fısıldaşamasana fısıldaşamasanıza
infinitive fısıldaşamamak
verbal noun fısıldaşamama
impersonal participle imperfective fısıldaşamayan
perfective fısıldaşamamış
prospective fısıldaşamayacak
personal participle non-prospective fısıldaşamadığım fısıldaşamadığın fısıldaşamadığı fısıldaşamadığımız fısıldaşamadığınız fısıldaşamadıkları
prospective fısıldaşamayacağım fısıldaşamayacağın fısıldaşamayacağı fısıldaşamayacağımız fısıldaşamayacağınız fısıldaşamayacakları
temporal adverb temporal adverb simple fısıldaşamazken1
specific fısıldaşamayınca
"and" fısıldaşamayıp
"since" fısıldaşamayalı
"until" fısıldaşamayasıya
"as long as" fısıldaşamadıkça
modal adverb modal adverb simple fısıldaşamayarak
reduplicated fısıldaşamaya fısıldaşamaya
"as if" fısıldaşamazcasına1

1 The suffixes -ken and -cesine may be suffixed to the base form of any of the following tenses: aorist, continuous, inferential (even when it follows another suffix), and future.

Further reading